Hz. Hüseyin (a.s) Türbesi’nden Irak’a büyük hizmet: Akıllı biyolojik ilaç fabrikası kuruluyor
Irak’ta “ilaç bağımsızlığını” güçlendirmeyi hedefleyen öncü bir stratejik projeler yürüten Hz. Hüseyin (a.s) Türbesi, biyolojik ilaç üretimi alanında faaliyet gösteren küresel şirketlerle sanayi sözleşmeleri imzaladığını duyurdu. Bu sürece, biyoreaktör teknolojileri konusunda uzmanlaşmış Thermo Fisher Scientific şirketi liderlik ediyor.
Proje, Kerbela vilayetinde “akıllı fabrika” olarak adlandırılan gelişmiş bir ilaç şehrinin kurulmasını hedefliyor. Projenin, bölgede biyolojik ilaçlar ve koruyucu aşıların üretiminde önemli bir dönüm noktası oluşturması bekleniyor.
Hz. Hüseyin (a.s) Türbesi Sağlık Kurumu Başkanı Dr. Haydar Hamza el-Abidî, Kerbela Ajansı’na yaptığı açıklamada, Hz. Hüseyin (a.s) Türbesi’nin stratejisi, aşılar da dâhil olmak üzere biyolojik ilaç üretimini yerelleştirmeyi amaçladığını dile getirdi.
El-Abidî, “Thermo Fisher ile imzaladığımız sözleşmeler sayesinde kanser ve genetik hastalıklar gibi ciddi rahatsızlıkların tedavisinde kullanılan ilaçların geliştirilmesi yönünde büyük bir adım atıyoruz. Bu sayede Irak, bu tür ilaçları hızlı, yüksek kaliteyle ve dünya fiyatlarının altında maliyetlerle üretebilecek” ifadelerini kullandı.
El-Abidî ayrıca, Şubat 2023’te imzalanan sözleşmenin “Iraklı yenilikçi modeli” olarak adlandırılan ve küresel şirketlerden Irak’a bilgi transferini hedefleyen yapının temelini attığını belirtti. “Biz yalnızca ilaç ithal etmek istemiyoruz; aynı zamanda bölgenin önemli bir tedavi merkezi ve ilaç tedarikçisi olmayı hedefliyoruz. Özellikle gen tedavisi teknolojilerine odaklanıyoruz; bu teknolojilerin tıp alanında büyük bir dönüşüm yaratması bekleniyor” dedi.
Projenin etik boyutuna ilişkin olarak ise, Hz. Hüseyin (a.s) Türbesi’nin Şer‘i Mütevellisi Abdülmehdi el-Kerbelaî biyolojik ilaç üretimi sırasında “biyolojik etik dengenin” korunmasının önemine dikkat çekti. El-Kerbelaî daha önce yaptığı açıklamalarda, hücreler, genler ve virüsler gibi canlı unsurlarla çalışılırken sıkı etik standartlara bağlı kalınması gerektiğini vurgulayarak, bilimin etik dışı amaçlar için kullanılmasının veya tehlikeli bir araca dönüşmesinin önlenmesi gerektiğini ifade etmişti.
Biyolojik ilaç ve aşı üretiminin yanı sıra proje kapsamında, genetik ve mikroskobik tanı teknolojileriyle donatılmış bir onkoloji ihtisas hastanesinin kurulması da planlanıyor. Bu hastanenin, kanser hastalarına yenilikçi tedavi hizmetleri sunması hedefleniyor. Ayrıca Irak’ın sağlık ihtiyaçlarına uygun yeni ilaç formüllerinin geliştirilmesine odaklanacak bir ilaç araştırma merkezinin kurulması da projeye dâhil olacak.
Dr. El-Abidî sözlerini şöyle tamamladı: “Bu proje sayesinde Irak’ta üretilen ve ithal edilen tüm ilaçların uluslararası standartlara uygun şekilde test edilmesini sağlayabileceğiz. Aynı zamanda biyolojik ve koruyucu ilaçlara yönelik laboratuvar ve klinik araştırmaları desteklemek için büyük bir bütçe ayırıyoruz. Bu da Irak’taki sağlık sektörünün gelişmesine ve vatandaşların tedavisi zor hastalıklara karşı ihtiyaçlarının karşılanmasına katkı sağlayacaktır.”
Kerbela’daki ilaç sanayiinin, bölgede gerçekleştirilen en büyük ilaç projelerinden biri olduğu ve Irak’ı biyolojik ilaç üretiminde öncü konuma taşımasının beklendiği belirtiliyor.
Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan’ın ardından bölgede bu alandaki üçüncü proje olacak girişim, mRNA teknolojisi ve gen tedavileri gibi modern tekniklere dayanan biyolojik ilaç ve aşıların üretimini mümkün kılacak. Proje ayrıca, tedavisi zor hastalıkların tedavi edilebilir veya kontrol altına alınabilir hastalıklara dönüştürülmesine yönelik çalışmaların geliştirilmesini de kapsıyor.



