El-Beyda'dan Kerbela'ya... İmam Hüseyin’in (a.s) yolculuğunda tarihin akışını değiştiren menziller
İmam Hüseyin'in (a.s.) 61 Hicrî yılında Irak topraklarına girişinden Kerbela'ya ulaşıncaya kadar geçtiği güzergahtaki konaklama noktaları, tarihî ve coğrafi bakımdan büyük önem taşımaktadır. Bu duraklar, yalnızca çöl yolları üzerinde konakladıkları mahaller değil; tarihin akışını değiştiren büyük destanın birbirini takip eden sayfalarıdır. Hakikatin güçlü bir şekilde ilan edildiği El-Beyda'dan, şehadetin ebedî izler bıraktığı Kerbela topraklarına uzanan bu yolculukta Hüseynî kervan, geri adım atmadan yürümüş; fedakârlığı ve kanıyla ölümsüzlüğün coğrafyasını şekillendirmiştir.
El-Beyda durağı (Tarihe geçen meşhur hutbenin irad edildiği yer)
El-Beyda, Kûfe çölünde Uzeyb ile Vâkısa bölgeleri arasında yer alır. Geniş ve beyazımsı topraklarından dolayı bu isimle anılan bölge, İmam Hüseyin'in (a.s) Kerbela yolculuğunda önemli dönüm noktalarından biridir.
İmam Hüseyin (a.s), burada kendisini takip etmekle görevlendirilen Hurr b. Yezîd er-Riyâhî komutasındaki birlikle karşılaştı. Aynı yerde hem kendi ashabına hem de Hurr'un ordusuna hitaben tarihe geçen meşhur hutbesini irad ederek kıyamının amaç ve gerekçelerini açık bir şekilde ortaya koydu.
Hutbenin en dikkat çekici bölümlerinden birinde, İmam Hüseyin (a.s), Resulullah'tan (s.a.a) nakledilen şu ilkeyi dile getirmiştir:
"Kim Allah'ın haramlarını helâl sayan, Allah'ın ahdini bozan zalim bir yönetici görür de ona ne sözüyle ne de davranışıyla karşı çıkmazsa, Allah'ın onu o zalimle aynı akıbete uğratması haktır."
Bu hutbe, İmam Hüseyin'in (a.s.) kıyamının yalnızca siyasi bir hareket değil; adalet, hakikat ve ilahî değerleri savunmaya yönelik evrensel bir sorumluluk çağrısı olduğunu ortaya koyan en önemli tarihî metinlerden biri kabul edilmektedir.


