Göç kamplarından kurtarılmış şehirlere uzanan savaşın en karanlık yıllarında Iraklılara eşlik eden insani bir duruşun hikâyesi
IŞİD çetelerine karşı Irak’ta yürütülen savaş, yalnızca askerî bir mücadele değildi. Aynı zamanda Irak’ın son yıllarda tanık olduğu en büyük zorunlu göç dalgalarından birine yol açtı. Binlerce aile, çatışmalardan ve terörden kaçarak Enbar, Ninova, Selahaddin ve diğer bölgelerdeki evlerini terk etmek zorunda kaldı. Bu aileler, göç yolculuğunun beraberinde getirdiği ağır insani koşullarla karşı karşıya kaldı.
Bu karanlık dönemde, Necef-i Eşref’teki yüce dinî merciin (mercî-i a‘lâ) ve kutsal türbelerin insani rolü öne çıktı. Bu kurumların tepkisi yalnızca terörle mücadele çağrısıyla sınırlı kalmadı; yerinden edilenlerin bakımını üstlenmeye, temel ihtiyaçlarını karşılamaya, sığındıkları kamplarda ve bölgelerde onlara destek olmaya ve ardından şehirlerinin kurtarılmasının ardından geri dönüş süreçlerinde onlara eşlik etmeye kadar uzandı.



