Kifai cihad çağrısının Iraklı aşiretler üzerindeki izleri

2025-04-04 16:46

Üst Düzey Dini Mercii Ayetullah Seyyid Ali Sistanî’nin “kifai cihad” çağrısının yayımlanmasının üzerinden 11 yıl geçti. Aradan geçen zamana rağmen, Irak’taki kanaat önderleri ve aşiretler milli hafızaya kazınan, Iraklılar için bir dönüm noktası olan ve çağrıya kulak verip canlarını ortaya koyanların kanıyla yazılmış olan bu zafer gününü hiç unutmuyor.

Yaşayan bir miras

Bu bağlamda konuşan aşiret şeyhlerinden Şeyh Mâcid Said Hacî el-Meryânî, IŞİD ile savaşmak için geçmişte yayımlanan bu fetvanın, gerçek anlamda tarihî bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Fetvanın sadece dinî bir fetva olmakla kalmayıp bugünkü nesillere ve gelecek kuşaklara bırakılmış canlı bir mirasa dönüştüğünü belirten Meryani, “İslam şehitlerinin farklı cihad alanlarındaki fedakârlıkları olmasaydı, bu fetva ümmetin vicdanında yaşamaya devam edemezdi. Dini merci ise halkın sarsılmaz kalkanı ve ümmetin istikrarının teminatı olmaya devam ediyor” dedi.

Iraklı aşiret şeyhi sözlerine şöyle devam etti:

“Hepinizin bildiği gibi, Merce-i Âla, Irak ve halkı için bir güvence kaynağıdır. Vatanı ve mukaddesatımızı korumaktadır. Bu bağlamda güvenlik güçlerinin çabalarını takdir etmemiz ve namusu ile vatanı korumak uğruna canlarını feda eden güvenlik şehitlerini anmamız gerekir. Onlar, terörün ve güvenliğimizi tehdit eden her unsurun karşısında sarsılmaz bir set olmuşlardır. Güvenlik güçlerine desteğin zaruri olduğunu vurguluyor, aşiret şeyhlerinin ve toplum büyüklerinin birliği sağlamadaki rollerini kıymetli buluyoruz. Çünkü güvenliği ve düzeni korumak için silah, halkın elinde olmalıdır."

Güvenliği ve birliği koruyan iş birliği

Şeyh Riyad Hamad Raşid el-Ma‘mûrî ise şöyle konuştu: “Üst Düzey dini Merceiyet’in yayımladığı fetva, Irak toplumunu yönlendirme ve zor zamanlarda ona destek olma noktasında çok büyük rol oynadı. Gördük ki tüm aşiret reisleri, seyitler ve şeyhler bu çağrıya icabet etti. Bu kutsal çağrı olmasaydı, güvenliğimizi ve birliğimizi sağlayan bu düzeye ulaşamazdık.”

“Fetva sayesinde halk arasında dayanışma ve yakınlaşma arttı. Hepimize, devletimizi ve milletimizi korumak için omuz omuza verme ilhamını verdi. Bu da dini merciin, halkı bir araya getirme ve devletin inşasına katkı sunma yönünde ne kadar etkin olduğunu bir kez daha gösterdi.”

Dini Merceiyet güvenin kaynağı ve emniyetin teminatı

Seyyid Hasan Şakir el-Musavî ise merceiyetin konumu ve rolüne dikkat çekerek şunları söyledi: “Dini merceiyet bu ümmetin emniyet garantisidir. Her zaman ön safta yer alır ve halkı içinde bulundukları krizlerden kurtarmaya çalışır. Hep doğru yolu göstermiş, toplumu yönlendirmiş ve sosyal hayatımızı tehdit eden pek çok sorunu çözmüştür. Bu yüzden merceiyete olan güvenimiz tamdır.”

العودة إلى الأعلى