Kerbelâ'da susuzluğun ve vefanın tarihini yazan su kuyusu

2026-07-13 12:10

Hüseynî heymelerde (çadırlar) bulunan bu kuyu, Hz. Abbas'ın (a.s) su kuyusu olarak bilinmektedir.

Tarihçi Lût b. Yahyâ’nın Maktel-i Ebî Mihnef adlı eseri başta olmak üzere tarihi kaynaklar; İmam Hüseyin’in (a.s), susuzluğun şiddetlenmesi ve Fırat Nehri'ne ulaşmanın engellenmesi üzerine Muharrem ayının yedinci gününde kardeşi Hz. Abbas’a (a.s) heymeler alanında bir kuyu kazmasını emrettiğini aktarır. O dönemde birkaç kuyu kazılmasına rağmen, söz konusu bölgenin zemin yüksekliği nedeniyle suya ulaşılamamıştı...

Zamanla bu kuyuların çoğu tamamen kaybolup gitmiş, ancak İmam Hüseyin'in (a.s) mihrabının yakınında, Hüseynî heymelerin tam kalbinde yer alan tek bir kuyu varlığını koruyarak günümüze ulaşmıştır. İki metre derinliğindeki bu kuyu, muhafaza edilmesi amacıyla şu an demir parmaklıklar ile koruma altına alınmıştır.

Hz. Abbas'ın (a.s) kuyusu, tarih boyunca birçok yabancı seyyah ve şarkiyatçının da dikkatini çekmiş ve eserlerinde yer almıştır. Bunlardan öne çıkanlar şunlardır:

Portekizli seyyah Pedro Teixeira (1604): Kerbela savaşındaki çadır alanını ziyareti sırasında kuyudan söz etmiş, halkın bereket ve teberrük amacıyla faydalandığı mübarek bir su kaynağı olduğunu belirtmiştir.

Alman seyyah Carsten Niebuhr (1765): Kuyudan taşan suyun çevrede büyük bir gölet oluşturduğunu ve yakındaki bahçelere kadar ulaştığını aktarmış; buranın Hz. Abbas'ın (a.s) kazdığı kuyu olduğuna inanıldığını, uzun süre kuruduktan sonra yeniden su vermesinin halk tarafından bir mucize olarak görüldüğünü ifade etmiştir.

İranlı seyyah Edîbü'l-Memâlik (1856): Hüseynî heymeleri ziyareti sırasında kuyunun büyük şöhrete sahip olduğunu, insanların teberrük amacıyla buradan su aldıklarını, bu suyla yüzlerini yıkadıklarını ve aynı zamanda İmam Hüseyin'in (a.s) katillerine lanet okuduklarını kaydetmiştir.

العودة إلى الأعلى