Hz. Ali’ ’den (a.s) müminlere miras kalan vasiyetler: Her çağa uyan bir hayat rehberi

: Sabah et-Talikani 2026-06-05 16:14

Müminlerin Emiri Hz. Ali'nin (a.s) hayatı boyunca dile getirdiği ve seçkin dostlarına hitap ettiği sözleri, yalnızca Resûlullah'ın (s.a.a) vasisinin öğütleri değil, aynı zamanda Yüce Allah'ın aziz kitabının nurundan yansıyan hikmetlerdir.

Tarih, belâgatın önderi ve Resulullah’ın (s.a.a) vasisi Hz. Ali’nin (a.s) hikmet dolu sözleriyle doludur. Ancak bu yazımızda, onun sadık dostu Kumeyl bin Ziyad’a (r.a) altın tepside sunduğu nurani tavsiyeleri üzerinde duracağız.

Bu vasiyetler otuzdan fazla başlık içermektedir. Ancak taşıdığı büyük anlamlar nedeniyle ancak bir kısmına değinmemiz mümkündür. Özellikle de İslam ümmetinin günümüzde içinden geçtiği zorluk, musibet ve fitne zamanlarında hatırlamaya en çok ihtiyaç duyduğumuz ve kendimize pusula edinmemiz gereken tavsiyeleri hatırlayacağız.

Bu vasiyetleri, Saîd b. Zeyd b. Ertâh şöyle nakletmiştir:

Bir gün Kumeyl b. Ziyad ile karşılaştım ve ona Emirü’l-Müminin Ali b. Ebu Talib’in (a.s) fazileti hakkında sordum. Bana şöyle dedi:

“Sana, dünya ve içindekilerden daha hayırlı olan bir vasiyeti anlatmamı ister misin?” 'Evet' deyince de Hz. Ali'nin (a.s) kendisine şunları söylediğini aktardı:

“Ey Kumeyl b. Ziyad! Her güne Allah’ın adıyla başla. “Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh” de ve Allah’a tevekkül et. Bizi an, isimlerimizi zikret, bize salât ve selâm gönder. Rabbimiz olan Allah’a sığın. Böyle yaptığında kendini ve ilahi inayetin koruduğu her şeyi o günün kötülüklerinden korumuş olursun, inşallah.

Ey Kumeyl! Resûlullah’ı (s.a.a) Yüce Allah eğitti, O da beni eğitti, ben de müminleri eğitiyorum. Biz bunu gelecek nesillere miras bırakıyoruz.

Ey Kumeyl! Açmadığım hiçbir ilim yoktur ve sonunu Kaim’in (İmam Mehdi) (a.f) tamamlamayacağı hiçbir sır yoktur.

Ey Kumeyl! Yalnız bizden al ki bizden olasın.

Ey Kumeyl! Malın bereketi zekât vermekte, müminlere destek olmakta ve akrabalık bağlarını sürdürmektedir. Onlar bize en yakın olan kimselerdir.

Ey Kumeyl! Müminin güzel ahlakı tevazudadır, güzelliği iffetindedir, şerefi merhametindedir, izzeti ise dedikoduyu ve boş sözleri terk etmesindedir.

Ey Kumeyl! Münafıklardan uzak dur ve hainlerle arkadaşlık etme.

Ey Kumeyl! Sırrının (başkaları tarafından) bilinmemesinde bir sakınca yoktur.

Ey Kumeyl! İnsanlara fakirliğini ve çaresizliğini gösterme. Buna izzetini koruyarak ve gizlilik içinde sabret.

Ey Kumeyl! Her sıkıntı anında “Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm” de ki o sıkıntı senden uzaklaşsın. Her nimet karşısında “Elhamdülillah” de ki nimetin artsın. Rızık geciktiğinde ise Allah’tan bağışlanma dile ki rızkın genişlesin.

Ey Kumeyl! Şeytan göğsüne vesvese verdiğinde şöyle de:

“Azgın şeytandan Allah’ın kudretine sığınırım. Allah’ın takdir ettiği ve hükmettiği şeylerin şerrinden Muhammed el-Murtaza’ya sığınırım. İnsanların Rabbine, cinlerin ve insanların bütün şerrinden sığınırım.”

Böylece İblis’in ve şeytanların zararından korunursun.

Ey Kumeyl! Ancak seni eğriliğe götürmeyen, seni sana yüklediğimiz ve seni yönlendirdiğimiz o apaçık yoldan (sırat-ı müstakimden) ayırmayan dosdoğru çizgiye bağlı kaldığın sürece istikamet üzere olmayı hak edersin.

Ey Kumeyl! Dil, kalpte olanı açığa vurur; kalp ise aldığı gıda ile ayakta durur. Bu nedenle kalbini ve bedenini neyle beslediğine dikkat et. Eğer bu helal değilse Allah Teâlâ senin tesbihini ve şükrünü kabul etmez.

Ey Kumeyl! Resûlullah (s.a.a), muhacir ve ensarın toplandığı bir gün, Ramazan ayının ortasında ikindi namazından sonra minber üzerinde ayakta iken bana şöyle buyurdu:

'Ali bendendir, iki oğlum da ondandır. O tertemiz olanlar bendendir, ben de onlardanım. Onlar, annelerinden sonra gelen o pak kimselerdir. Onlar birer gemidir; ona binen kurtulur, ondan geri kalan ise helak olur. Kurtulan cennette, helak olan ise cehennem ateşindedir.'”

Bu değerli tavsiyeler, nefsi terbiye etme ve mümin insanı inanç ve davranış bakımından inşa etme konusunda Müminlerin Emiri Hz. Ali’nin (a.s) ekolünün derinliğini göstermektedir. Çünkü bu öğütler tevhidi ve zikri, ahlakı ve beşeri ilişkileri, fitnelerden sakınmayı ve Ehlibeyt’in (a.s) velayetine bağlılığı bir arada toplamaktadır.

Bu nedenle söz konusu nasihatler; insan hidayet aradığı, kurtuluş ve istikamet derslerinden ilham aldığı müddetçe nesillere rehberlik etmeye, zor zamanlarda manevi bir pusula olmaya ve geçerliliğini asla yitirmeyecek pratik bir hayat nizamı sunmaya devam edecektir.

Yeryüzünün en mukaddes mekanında (Kabe'de) doğduğu güne, Allah'ın evinde şehit edildiği güne ve sevenlerine Kevser havuzundan su içirmek için diriltileceği güne selam olsun…

Nitekim Resûlullah’ın (s.a.a) ona buyurduğu gibi:

“Ey Ali! Sen cennet ile cehennemin taksim edicisisin. Kıyamet gününde havuzumun sahibisin.”

العودة إلى الأعلى