Siyasetin satır aralarından New York’un Merkezine: Zohran Mamdani
New York’ta siyasi sahne, Zohran Mamdani’nin belediye başkanlığını kazanmasıyla benzeri görülmemiş bir dönüşüme tanıklık ediyor. Bu seçim Mamdani’nin Gazze savaşına yönelik ilişkin açık tutumu, İsrail’e ve işgal rejimi Başbakanı Benyamin Netanyahu’ya yönelik sert eleştirileri nedeniyle, hem dünya çapında dikkat çekti hem de ABD içinde büyük tartışmalara yol açtı. Mamdani’nin dünyanın en önemli şehirlerinden birinin yönetimine gelmesiyle birlikte, kendisi ile görev süresi sona eren Belediye Başkanı Eric Adams arasında; ayrıca İsrail ve ABD içindeki bazı çevrelerle arasında siyasi gerilim hızla tırmanıyor.
Netanyahu New York’a gelirse tutuklama kararı
Mamdani, ABC News’e yaptığı açıklamada, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun gelecek yıl BM Genel Kurulu toplantılarına katılmak için New York’a gelmesi halinde, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin hakkında çıkardığı tutuklama kararını uygulamak üzere şehir polisinin harekete geçirileceğini yineledi.
Mamdani, İsrail’in Gazze’de yürüttüğü savaşı “soykırım niteliğinde bir eylem” olarak nitelendirerek, New York’un uluslararası hukuka saygısının “Netanyahu veya başkaları hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin emirlerini yerine getirmeyi gerektirdiğini” vurguladı.
Aynı tutumu daha önce The Guardian da dahil olmak üzere çeşitli medya kuruluşlarına verdiği röportajlarda da dile getirmiş; mahkeme kararının uygulanmasını “hukuki ve ahlaki bir zorunluluk” olarak nitelemişti.
Erken gerilim
Gerilim, mevcut Belediye Başkanı Eric Adams’ın görevinin sona ermesine kısa bir süre kala İsrail’de Netanyahu ile görüşmesi ve onu Mamdani’nin göreve başlama törenine davet etmesiyle daha da arttı. Adams’a sert tepki gösteren Mamdani, bu davranışını “şehrin ihtiyaçlarıyla ilgisi olmayan bir adım” şeklinde nitelendirdi; New York’un derinleşen yaşam maliyeti ve barınma krizine rağmen Adams’ın “şehir sakinlerinin meseleleri yerine dış politikacılara öncelik verdiğini” söyledi.
Mamdani, bunun “New Yorkluların neden şehrin ihtiyaçlarını dış aktörlerden önceleyen yeni bir yönetim istediğini gösterdiğini” belirtti.
Siyasi ilham ve uluslararası tartışma arasında bir seçim
Mamdani’nin yükselişi, demokratik ülkelerde geleneksel siyasi düzenin dışından gelen yeni bir siyasetçi modelinin yükselişinin örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor. Avrupa’da solun yeni akımlarının sisteme entegrasyonuna benzer bir eğilim gösteriyor.
Kendisinin sosyalist söylemi, bürokratik sosyalizme değil, “vatandaş odaklı sosyalizm” anlayışına dayanıyor ve gençlere ile dezavantajlı gruplara şu vaatlerle sesleniyor:
- Ücretsiz otobüs ulaşımı
- Ücretsiz çocuk bakım hizmetleri
- Uygun fiyatlı mağazalar kurulması
- Şehirdeki en zengin %1’e %2 ek vergi
- Konut kiralarının dondurulması
Bu program anayasal sınırları zorlamasa da mevcut düzen açısından ciddi bir meydan okuma niteliği taşıyor.
Siyasi sarsıntı
Mamdani’nin seçilmesi İsrail’de endişeyle karşılandı. İsrail basını, Filistin’e desteğiyle bilinen bir adayın New York gibi küresel finans merkezi konumundaki bir şehrin başına gelmesini “emsalsiz” olarak yorumladı. Şehir, 384 binden fazla dolar milyoneri ve 66 milyarderi barındırıyor.
ABD’nin kıdemli siyasetçilerinden Bernie Sanders, Mamdani’nin seçilmesini “modern Amerikan tarihinde en büyük sürprizlerden biri” olarak nitelendirdi.
Sahnenin özeti
Zohran Mamdani’nin yükselişi, geniş anlamlar taşıyan bir örnek sunuyor:
- ABD’nin geleneksel siyasi düzenine açık bir meydan okuma
- New York siyasetinde İsrail’le ilişkiler konusunda belirgin bir ayrışma
- Sistemin dışından gelen siyasi hareketlerin büyük şehirleri yönetme kapasitesinin yeniden tartışılması
- Toplumsal ve siyasi dönüşümlerin geleneksel güç dengelerini aşabileceğine dair küresel bir mesaj
Mamdani resmen göreve hazırlanırken, önümüzdeki yıllar hem iddialı sosyal programının uygulanabilirliğini hem de küresel kapitalizmin kalbi sayılan bir şehri, büyüyen uluslararası siyasi tartışmalar arasında yönetme becerisini gerçek anlamda sınayacak gibi görünüyor.



